Abbas SAYAR- Yılkı Atı

Hesaptan düşülmüş, defterden silinmiş roman kahramanı Doru Kısrak'ın yılkıya bırakılma öyküsü ve Orta Anadolu'nun ağır kış doğasında yaşama mücadelesi.

Abbas SAYAR- Yılkı Atı

YILKI: isim, halk ağzında At, eşek gibi tek tırnaklı hayvan sürüsü.

           isim, halk ağzında Başıboş bırakılmış at veya eşek.

  Yılkı tanımının ne olduğunu hatırladıktan sonra evvela yazarımızı biraz olsun tanıyalım. Abbas Sayar; 21 Mart 1923'te Yozgat'ta doğdu ve 12 Ağustos 1999 tarihinde de aramızdan ayrıldı. Asıl adı Nail Abbas Sayar'dır. Maddi imkansızlıklar yüzünden üniversiteye gidemedi. Fakat dört sömestr Türkoloji öğrenimi yaptı. Politikaya girdi, bir süre sonra politikanın çıkar kavgalarına ayak uyduramadı. 1957'de politikadan el etek çekti. Şiir yazarken romana döndü. 1970'de de Yılkı Atı romanıyla adını duyurdu.Yılkı Atı, yazarın ilk romanıdır ve 1971 TRT Roman Başarı Ödülünü de kazanmıştır.

Yılkı Atı 10 bölüm ve 120 sayfadan oluşmaktadır. Kitabın hikayesi İbrahim'in Doru Kısrak'ı yılkılığa bırakması başlar. Orta Anadolu'da uzun yıllardır hakim olan atların yılkıya bırakılması hem bir at nezninde hem de o insanların başıboş kalması ile de  toplumsal bir sorun olarak aktarılmıştır. Bunu yaparken yazar bulunduğu coğrafyanın ağız özelliklerini de tüm gerçekliğiyle kahramanlarında konuşturmuştur.

 'Pravo Üssüğünoğuluna... Bir zahra çıkardı ki, koca bir memleketi doyurur. Artar bile... Gavuruna da gönder, Urusuna da... Pravo şu Üssüğün İbraam'a...'

 Atlar Türk kültüründe gerek savaşçılık gerekse tarım ve hayvancılık için  önemli bir yer teşkil etmektedir. Kültürümüzde var olduğu müddetçe değişmez bir simge olarak yer bulmuştur kendine.Bizlerin kendine en yakın gördüğü  hayvanlardan biri olan atların duygusal dostluğunu Dorukısrak ile bu kitapta sıcak bir şekilde hissederiz. Onların samimiyetini nasıl gerçek hayatta görüyorsak yazarın anlatımıyla burada da çok iyi anlarız. Eserde verilen kökleri sağlam konu ve içten temasıyla ustalıkla işlenen bir şiirsellik söz konusudur. Bu şiirselliği de satır aralarında verilen köylü ağzından konuşmalar kitabı bir üst basamağa çıkarır.

  

Olay aslında o dönem Türk köylüsünün ekonomik durumlarından dolayı atlara karşı tavırlarıyla yılkılık kültürü üzerine güzel bilgiler barındırırken insanların birbirleriyle ilişkilerinde fikir sahibi oluruz. Böylece Yılkı Atı  okuyucunun sosyolojik düşünmesiyle birlikte değerlendirmeler yapmasını da sağlamaktadır.

Tokluk, hayatı düşündürür. Toklukla birlikte, hayatla olan bağlar artar, kavileşir. Tokluk bir gavur şeydir. İyi bir gavurluktur tokluk. Kini azaltır, hoş görürlüğü arttırır.

Bu Gönderi İlginizi Çekebilir!

Fantastik Edebiyatımızın Kraliçesi ile Hollywood'un Dahi Çocuğu

Fantastik romanı sadece batılılar yazmıştır dediler yıllarca. Bunun da örneklerini gördük ve okuduk. Peki bizde yok muydu bunun örneği? Vardı elbet. Hem de rastlantısal olarak bir film ile aynı düşünceyi paylaşıyorlardı.


Daha Fazlasını Görmek İçin Buraya Tıklayın

Bu yazıya tepkin ne oldu ?

like
6
dislike
0
love
5
funny
0
angry
0
sad
1
wow
4