Adı Mesut Göbek Adı Bahtiyar; Sanat Güneşi Zeki Müren’in Hayatı ve Bilinmeyenleri

Ülkemizin ‘’Sanat Güneşi’’ ve ‘’Paşa’sı’’ olarak bilinen Türk Sanat Müziği'nin büyük duayeni Zeki Müren’i 24. ölüm yıl dönümünde saygı ve rahmetle anarken, hayatı ve bilinmeyen yönlerini sizler için derledik. İşte hiç bilinmeyen yönleriyle Zeki Müren ve hayatı;

Adı Mesut Göbek Adı Bahtiyar; Sanat Güneşi Zeki Müren’in Hayatı ve Bilinmeyenleri

ZEKİ MÜREN KİMDİR?

Müren, 6 Aralık 1931 tarihinde Bursa'nın Hisar semtinde tek çocuk olarak dünyaya geldi. Ailesi Üsküp'ten göç etti. Babası kereste tüccarıydı. İlkokulu Bursa Osmangazi İlkokulunda okudu. İlkokul yıllarında yeteneği öğretmenleri ve babası tarafından keşfedildi. Zeki müren sesinin güzelliği ile, müzikli okul müsamerelerinde gözde haline geldi. Hayatındaki ilk rolü, bu müsamerelerden birindeki çoban rolü oldu. Ortaokulu Bursa'da, Tahtakale'deki 2. ortaokulda tamamladı. Ortaokulun ardından İstanbul'daki Boğaziçi Lisesi'ne gitti ve bu okulu birincilikle bitirdi. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisine girdi. Yüksek Süsleme Bölümü Sabih Gözen atölyesinden mezun oldu.

Askerliğini 1957-1958 yıllarında yedek subay olarak Ankara Piyade Okulu, İstanbul Harbiye Temsil Bürosu ve Çankırı'da yaptı.

186 KİŞİNİN GİRDİĞİ SINAVI BİR TEK O KAZANDI

Sanat Güneşi, 1950 yılında üniversite zamanında TRT İstanbul Radyosunun açtığı ve 186 adayın katıldığı solist sınavını tek kazanan kişi oldu. 1 Ocak 1951'de, İstanbul Radyosunda canlı olarak yayımlanan bir programda çok beğenilen ilk radyo konserini verdi. Konserden sonra Hamiyet Yüceses stüdyoyu arayarak kendisini tebrik etti. Aynı zaman içerisinde klarnet sanatçısı Şükrü Tunar, Zeki Müren'i kendisine ait plak fabrikasına götürerek kendi eseri olan "Muhabbet Kuşu" şarkısını plağa doldurttu. Bu plak sayesinde Müren tüm Anadolu'da tanındı.

İLK ALTIN PLAK ÖDÜLÜNÜ ALAN İSİM OLDU

Maksim Gazinosu sahnelerinde 11 yıl Behiye Aksoy ile sahne alan sanatçı, 1976'da Londra'daki Royal Albert Hall'da konser vererek bu mekânda sahne alan ilk Türk sanatçı oldu. 600'ü aşkın plak ve kaset doldurdu. Plağa okuduğu ilk şarkı Şükrü Tunar'ın "Bir Muhabbet Kuşu" güfteli şarkısıdır. Müren 1955'te "Manolyam" adlı şarkısıyla Türkiye'de ilk kez verilen Altın Plak Ödülü'nü kazandı. 1991 yılında Devlet Sanatçısı seçildi.

Sayısız besteye sahip olan Müren, on yedi yaşındayken bestelediği "Zehretme hayatı bana cânânım" şarkısı bestelediği ilk şarkıdır. "Şimdi Uzaklardasın" (suzinâk), "Manolyam" (kürdilihicazkâr), "Bir Demet Yasemen", "Gözlerinin İçine Başka Hayal Girmesin" (nihavend) güfteli, "Elbet Bir Gün Buluşacağız" gibi şarkıları en biline ve sevilen parçalardır.

Zeki Müren 1954'te Beklenen Şarkı adlı filmiyle oyunculuğa başladı. Bu filmin ardından şarkılarının çoğunu kendisinin bestelediği 18 filmde daha yer aldı. 1965'te de Arena Tiyatrosu tarafından sahneye koyulan Çay ve Sempati adlı oyunda baş rolü oynadı.

ZEKİ MÜREN’ İN AŞK HAYATI

Zeki Müren, 1950'li dönemde sıra dışı tarzıyla ellili yılların şartlarını, kalıplarını zorlayan kıyafetleri, kendine has üslubuyla hep zirvede kalmayı başarmış bir sanatçı oldu. Yaşamı boyunca hiç evlenmedi zaman zaman kadınlarla anılmış olsa da, seçtiği kadınsı tarzla eşcinsel olduğu yönündeki kanaatleri hep taze tuttu ancak cinsel tercihi ile ilgili hiçbir zaman bir açıklamada bulunmadı. 

Fakat bir gün gazeteci Metin Akyol ile yaptıkları röportajda aralarında şöyle bir diyalog geçmiştir;

‘Peki sizce kara sevda nedir Zeki Bey? Hani sırılsıklam tabir edilir ya… Hiç böylesine aşık oldunuz mu? Sırılsıklam?’

‘Ben sekiz sene, 1962’den 1970’e kadar, büyük bir sarhoşluk içinde bir aşk yaşadım. Allah bana bir daha öyle aşk nasip etmesin. Çünkü bu kalbim dayanamaz aşkın öylesine. O günlere dönüyorum, düşünüyorum da… O nasıl bir çileymiş. Acılı bir yemek gibi. Yemeğin acılısını bilmiyorum ama, aşkın acısını tattım, aşkın acısını çok iyi biliyorum. Düşünemiyorum, hayatta öylesine bir aşka ikinci kez katlanabileceğimi. Onun için, âşık olmak için değil, olmamak için Tanrı’ya yalvarıyorum. Çünkü aşkın yaşı yok. Hem sonra insan çiçeği de sevmeli, güzel renkli kelebeği de sevmeli, güzel kanaryayı da sevmeli, güzel bir denizi de güneşli bir günü de sevmeli, belki yağmurlu bir günde de yaratan varlığı sevmeli. Yani Yunus Emre’nin felsefesine tapıyorum.

SAHNEDE KALP KRİZİ GEÇİREREK HAYATA VEDA ETTİ

Müren, kalp rahatsızlığı ve şeker hastalığı nedeniyle ölümünden önceki 6 yılını sahnelerden uzak geçirmiş ve 24 Eylül 1996 günü, TRT İzmir Televizyonunda kendisi için düzenlenen tören sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirmiştir. Sevenlerini derin bir yasa boğsa da, her zaman söylediği ''sahnede ölmek'' arzusunu gerçekleşmiştir. Cenazesine oldukça büyük bir kalabalık katılmış, memleketi olan Bursa’ da Emirsultan mezarlığına defnedilmiştir.

Hiç batmayan Sanat Güneşimizi 24. Ölüm yıl dönümünde tekrar rahmetle anıyoruz ve hala kalbimizde alkışlarla yaşatıyoruz.

Bu yazıya tepkin ne oldu ?

like
2
dislike
0
love
2
funny
0
angry
0
sad
0
wow
2