Başarı Merdivenlerini Tırmanmanın Yolu: Olana Kadar Taklit Et!

Bu harika yöntem bir İngiliz başarı sanatı aslında. "Fake it till you make it" sloganı ile başlayan günümüzde özellikle İngiltere'de ve Avrupa ülkelerin de kalıp olarak kullanılan bu yöntemin ana felsefesi "başarmış gibi davranarak" başarıya ulaşmayı hedefliyor. Araştırmacılar, belirli bir şekilde "hareket etmenin" beyninizin yeni bir düşünme biçimini "prova etmesine" izin verdiğini ve gelecekte istenen bir olaylar zincirini başlatabileceğini keşfettiler.

Başarı Merdivenlerini Tırmanmanın Yolu: Olana Kadar Taklit Et!

1- "Olana Kadar Taklit Et / Fake It Till You Make It"   İle Başkalarını Değil Kendi Beyninizi İnandırırsınız

Felsefenin temelinde kendi beyninize oluyormuş mesajı göndermek yatıyor. Örneğin mutsuzken yada sinirliyken bile kendinizi mutlu olmaya zorlarsanız beyin bir yerden sonra dopamin ve seratonin salgılamaya başlıyor. Bunun için verilen en iyi örnek şudur; örneğin ağzınıza yatak bir şekilde kalem yerleştirdiğiniz de otomatik olarak dudaklarınız gerilir ve sanki gülümsüyormuş gibi olursunuz. Bir süre beklerseniz beyniniz bunu mutluymuşsunuz gibi algılayacaktır. Bu beyin için şartlanmış bir harekettir çünkü.

2- Olmaya Çalıştığınız Kişiyi Taklit Ediyorsunuz Ve Gitgide Ona Dönüşüyorsunuz

Devamlı olarak yapamayacağını sesli söylemek, bunu iletişime geçtiğiniz herkesle paylaşmak, beynin bir yerden sonra buna tamamen inanmasına neden oluyor. Mutlaka fark etmişsinizdir. Herhangi bir sınavdan önce rağmen bunu ders çok zor ben bunu yapamıyorum, zaten bu dersten bugüne kadar sadece 2-3 kişi geçmiş gibi şeyleri sürekli dinleyip üretmeye başladığınızda mutlaka başarısız oluyorsunuz. Ne zaman ki biri ben anlıyorum, bence geçilir, o kadar da zor bir ders değil, var mısınız iddiasına şu kadar not alırım derse o sizden fazla bu hedefe yaklaşır.

3- Kendini Güçlü Hisseden İnsanlar Daha Fazla Deneme Hakkına Sahiptir

1 Kere başarısızlığa uğradıktan sonra zaten yapamayacaktım, olmayacağı belliydi demişseniz bunu başarma konusunda ki tüm kapılarınızı kapatıyorsunuz. Ancak güçlü duran biri mutlaka tekrar deneyecektir. Her denemesi onu sizden bir adım öteye taşır. Mutlaka başaramayabilir. Ancak başarısız olmanın bir başka yolunu daha öğrenmiştir.

4- Bedeninizi Kandırırsanız Psikolojinizi Kandırabilirsiniz

Koşu yarışlarından sonra mutlaka fark etmişsinizdir. Birinci olan sporcu ellerini yukarıya kaldırır belki yüksek sesler çıakrır. Psikolojik olarak bu poz kendini daha güçlü hisseden insanların hacmini büyütmesidir. Başarısız durumlarda ise bedenimizi daha küçültmeyi tercih ederiz. İşte bu felsefenin temelinde kimse yokken bile her zaman daha güçlü daha kendinden emin davranmanız, durmanız, oturmanız gerekmekte. Çünkü temelinde beyninizi buna inandırmak yatıyor.

5- Bedenlerimiz Fikrimizi Değiştirir

Harvard İşletme Okulu sosyal psikoloğu Amy Cuddy, 2012 yılında TED konuşmasında, güçlü bir duruş benimsemenin vücut kimyanızı etkileyebileceğine dair bulgularını paylaştı. Çalışmasında bazı denekler iki dakika boyunca göğüsleri ve başları kaldırılmış ve kolları kalçalarına dayandırılmış bir güç duruşu, bazıları ise kolları çapraz bir şekilde kamburlaştırılmış bir duruş sergilediler. Güç pozlarını koruyan kişiler, stres hormonunda azalma, baskınlık ve güven ile ilgili bir hormon olan testosteronda ise rtış olduğunu gösterdi. 

6- Cevabı Biliyoruz

The Quarterly Journal of Experimental Psychology'de yayınlanan bir 2012 çalışmasına göre doğru cevapları bilmeyi beklemenin aslında test yapma yeteneklerimizi geliştirebileceği bulundu. Psikologlar, iki katılımcı grubundan bilgisayardaki bir dizi soruyu yanıtlamalarını istedi. Bir gruba, cevapların her sorudan önce ekranlarında kısaca yanıp söneceği söylendi - cevabı okuyamayacak kadar hızlı, ama sözde bilinçaltının bunu kaydetmesi için yeterince yavaş. Gerçekte, yanıp sönen "cevaplar" rastgele bir harf ve sayı dizisiydi. Bu arada, diğer gruba, yanıp sönen ekranın bir sonraki soruya işaret ettiği söylendi. Sonunda, cevapları gördüklerini düşünen grup elbette daha çok doğru cevap verdi. 

7- İstediğiniz Mesleğe Uygun Giyinin

Northwestern Üniversitesi Kellogg School of Management'daki araştırmacılar, belirli olumlu niteliklerle ilişkili belirli kıyafetleri giymenin kullanıcının performansını artırmaya yardımcı olduğunu buldu. 3 grubun yalnızca 1'ine doktor gibi beyaz ceketler giydirildi ve her 3 gruba da 2 resim arasında ki farkı bulmaları istendi. Elbette doktor gibi gözüken grubun algıları daha açıktı.

8- Kendinizi Mutlu Müzikler Dinlemeye Zorlayın

Northwestern Üniversitesi Kellogg School of Management'daki araştırmacılar, belirli olumlu niteliklerle ilişkili belirli kıyafetleri giymenin kullanıcının performansını artırmaya yardımcı olduğunu buldu.

Kaynak: 1

Bu Gönderiler İlginizi Çekebilir!

Kadınların İş Hayatındaki En Büyük Engeli : Cam Tavan

Cam tavan aslında iş hayatınızda belirli bir seviyeye geldikten sonra daha fazla yükselmeniz önünde ki tüm engelleri tanımlayan bir kelime. Yani en basit haliyle gelebildiğiniz son noktada olduğunuza inanmanız ve daha fazla yükselemediğiniz durumdur.


Pes Etme Sendromu Veya Öğrenilmiş Çaresizlik : Seligman Deneyi

"Matematik'ten hiç birşey anlamıyorum", "bu dersi sonsuza kadar geçemeyeceğim","araba sürmeyi öğrenmem imkansız" bu veya buna benzer bir kaç cümleyi hiç kullandınız mı ? eğer kullandıysanız Amerikalı psikolog Martin Seligmanın bu konu hakkında ki deneyine göz atmalısınız.

Bu yazıya tepkin ne oldu ?

like
0
dislike
0
love
0
funny
0
angry
0
sad
0
wow
0

Çerez Uyarısı

İnternet sitemizden en verimli şekilde faydalanabilmeniz için Cookie kullanıyoruz.Tarayıcınızdan Cookie ayarlarınızı değiştirmediğiniz sürece bu sitede çerez kullanımını kabul ettiğinizi varsayacağız.