Benim Adım Malala

Televizyonda sihirli kalemi olan bir çocuğu izlerdim.  Acıkınca yemek çizer ve o da gerçek olurdu, arkadaşları tehlikedeyse bir polis çizer ve onları kurtarırdı. Benim de öyle sihirli bir kalemim olmasını çok isterdim. Öyle bir kalemim olsaydı başkalarını mutlu etmek için kullanırdım... ...O gece yatmadan önce yiyecek bulamayan aileleri düşündüm ve okula gidemeyen o kızı.  O zaman bir kez daha sihirli bir kalemim olsaydı onu daha iyi bir dünya çizmek için kullanırdım. O dünyadan önce savaşları fakirliği ve açlığı silerdim sonra da birbiri ile eşit ve özgür kızlar ve oğlanlar çizerdim oraya. O günden sonra her gece sihirli bir kalem dilemek yerine okuluma gidip daha sıkı çalışmaya başladım. Doktor olup hayatlar kurtarmaya karar verdim.

Benim Adım Malala

Buraya kadar okuduğumuz hikaye bir çocuk kitabından alıntıdır. Bu şekilde anlatınca inandırıcılığını yitiriyor sanırım. Önce sihirli kaleminin gelmesini dileyen daha sonra ise kendi kalemini sihirli yapan malala ile tanışmak ister misiniz?

1997'de Pakistan'ın kuzeybatısında yer alan Swat vadisinde doğdu. Babası Ziauddin Yousafzai kadın bir Peştun kahraman olan malalai’den esinlenerek kızına Malala ismini verdi. Malala, kız çocuklarının eğitim hakkını savunan bir aktivist ve eğitimci olan babasının teşvikiyle okul hayatına başladı. Ancak talibanın bölgede artan terör eylemleri kısa süre içinde turizm cenneti vadiyi cehenneme çevirdi.

Swat’ta olup bitenleri düzenli olarak dünya ile paylaşmak üzere birisini arayan BBC Urdu  babası ile iletişime geçince 10 yaşındaki Malala bir günlük tutmaya karar verdi ve açtığı bir blogda Gul Makai  rumuzuyla yazılar yayınlamaya başladı. Kaleme aldığı yazılarında okuma aşkından, kızların eğitim alma hakkından ve Taliban'ın yıktığı düzinelerce okuldan bahsetti. Blogu Pakistan'da o kadar çok dikkat çekti ki bir süre sonra evlerine ölüm tehditleri gelmeye başladı. Malala ise okula gitmeye ve çevresinde olup bitenleri paylaşmaya devam etti. New York Times için çekilen bir belgeselde BBC  blog yazarı olarak duyuruldu. 2011 yılında Pakistan'ın ilk ulusal gençlik barış ödülü'nü aldı.

Gelen tehditlere rağmen yazmayı asla bırakmadı gitgide popülaritesi artan ve kahramanlaşmaya başlayan bu küçük kız kimileri içinse büyük bir tehdit unsuru oldu. Taliban liderleri  için artık büyük bir düşman haline gelen Malala bu örgüte göre "kendi selametleri" için artık durdurulmalıydı.  Karar alındı Malala tüm eğitim meraklılarına örnek olması için okul yolunda öldürülecekti. 2012'nin Ekim ayında okul dönüşü maskeli bir terörist okul servisini durdurdu kurşunu namluya sürdü ve Malala'nın  kim olduğunu sordu ardından tetiğe bastı. Adamın  silahından çıkan tek kurşun Malala’nın başından boynundan ve omuzundan geçti.  Saldırıda Malala’nın haricinde 2 öğrenci daha yaralandı. Yapılan saldırı dünya çapında protestolara sebep oldu ve düzenlenen imza kampanyaları sayesinde Pakistan'ın özgür ve zorunlu eğitim hakkına dair ilk yasası meclis tarafından onaylandı.

Malala'nın durumu ise kritikti Birleşik Krallığın Brighton şehrinde yer alan bir askeri hastaneye götürüldü. Burada geçen üç ayın ardından komadan uyandırıldı. Gözünü açtığında İngiltere'de bir hastanede olduğunu ailesinin Pakistan'da kaldığını ve boğazından bir boru geçtiği için konuşamadığını öğrendi.  Yaşıyordu ama kafasına isabet eden kurşun yüzünün bir kısmında felce neden olduğu için gülümsemesi artık geri gelmemek üzere kaybolmuştu.  10 saat süren ağır bir operasyon ve devamında gelen ameliyatlarla kafatasına titanyum bir plaka yerleştirilerek yüzü düzeltildi.Malala için artık kör karanlıktan gelen" Malala kim?" sorusuna "I am Malala" diye cevap verme  vaktiydi.

Malala Yousafzai saldırıdan tam 9 ay sonra 16. yaş gününde Birleşmiş Milletler'in New York merkezinden tüm dünyada yayınlanan o ünlü konuşmasını yaptı. 

"Bir çocuk, bir öğretmen, bir kalem ve bir kitap dünyayı değiştirebilir."

Bir anda tüm kız çocuklarının sesi olan malala 2013 yılında babası ile birlikte kız çocuklarının eğitim hakkını savunmak ve onlara somut destek sağlayabilmek adına Malala Found’u kurdu. İlk iş olarak finanse ettiği 1.1 milyon dolar bütçe ile Swat vadisi'ne kız çocuklarının eğitim alabilecekleri bir  ortaokul inşa ettirdi. 2014 yılında ise Nobel Barış ödülüne layık görüldü yaşadıkları ve yaptıklarıyla sayısız çocuk için adını aldığı Malalai gibi bir kahraman oldu.

 

Bu Gönderiler İlginizi Çekebilir!

Dede Korkut'un Cesur Kadınları

Dede Korkut hikayeleri türklerin inanç sistemlerini en iyi ortaya koyan kaynaklardır. Herkesin bir şekilde duyduğu Bamsı Beyrek, Boğaç Han , Deli Dumrul gibi iisimlerin efsanevi hikayelerinin anlatıldığı dede korkut hikayeleri'nde kadının toplumda ki değerini ve gücünü ifade eden müthiş kadın kahramanlarda vardır. Dede Korkut hikayeleri'nde ki en ünlü 2 kadın kahramandan bahsedeceğiz.


Birinci Dünya Savaşı'nın En Ünlü Casusu Olan Egzotik Dansçı: MATA HARİ

Bir zamanlar Avrupa'nın önde gelen striptiz sanatçısı olan, Hollandalı egzotik dansçı Mata Hari, casuslukla suçlanıp Fransız idam mangası tarafından idam edilmişti. Peki Mata Hari gerçekten casus muydu yoksa bir günah keçisi miydi?

Bu yazıya tepkin ne oldu ?

like
4
dislike
0
love
2
funny
0
angry
1
sad
0
wow
3