Depremde Hayatta Kalmak: Yaşam Üçgeni Metodu

En son İzmir’de yaşadığımız 6.9’luk büyük sarsıntı, bize deprem gerçeğini bir kez daha acı bir şekilde hatırlattı. Yaralarımızı sarmaya çalışırken, deprem konusunda aslında ne kadar bilgisiz olduğumuzu ve bilinçlenmemiz gerektiğini de farkettik. Peki, olası bir deprem durumunda ne yapmalı? İşte Dünyanın en tecrübeli Kurtarma Ekibi’nin Kurtarma Şefi ve Afet Müdürü olan Doug Copp’un makalesinde vermiş olduğu bilgiler ve Yaşam Üçgeni Metodu deprem anında hayatımızı kurtarabilir;

Depremde Hayatta Kalmak: Yaşam Üçgeni Metodu

Nedir bu Yaşam Üçgeni?

Doug Copp'un yöntemleri olağan “Çömel, Kapan ve Tutun” yaklaşımını reddeder ve ağır nesnelerin yanında saklanmaya odaklanır. Teori şöyledir: bir bina çöktüğünde, çöken ağır tavan veya devrilen mobilyalar; yapısal destek görevi gören nesnelere çarparken yanlarında bir boşluk bırakırlar. Doug, işte bu boşluğa ‘’Yaşam Üçgeni’’ adını vermektedir. Nesne ne kadar büyük ve dayanıklı olursa daha az ezilecektir. Ve ne kadar az ezilirse boşluk ve boşluğu kullanan kişinin hayatta kalma şansı o kadar artacaktır.

Doug Copp, kişisel gözlemlerine ek olarak teorilerini yürüttüğü çalışmalarla da desteklemektedir. Bunlardan en önemlileri, model okulları ve evleri yıkarak yapmış olduğu çalışmalardır. Doug’un bu çalışmalarında, insan maketleri, binaya çeşitli pozisyonlarda yerleştirilmiştir. ‘’Yaşam Üçgeni' metodu uygulanan maketlerde %100 hayatta kalma oranı yakalanırken ve ‘’Çömel, Kapan ve Tutun’’ pozisyonundaki maketlerde ise hayatta kalma şansının sıfır olduğu kanıtlanmıştır.

Doug, enkazına girdiği ilk bina’nın 1985 Mexico City depreminde bir okul olduğundan bahsediyor ve ‘’Bütün çocuklar sıraların altındaydı ve her bir çocuk kemiklerine kadar ezilmişti. Eğer sıraların yanındaki koridorlara uzanmış olsalardı hayatta kalmış olabilirlerdi’’ diyor.

Çok acı ki çocuklara deprem esnasında masaların altına girmeleri söylenmiş…

DOUG COPP’UN ÖNERİLERİ;

1) Binalar çökerken, çömelen ve korunan kişiler istisnasız her defasında ezilerek ölüyorlar. Masa araba gibi nesnelerin altına giren kişiler her zaman ezilirler.

2) Kediler, köpekler ve bebeklerin hepsi doğal bir şekilde dizlerini ana rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar. Deprem anında siz de bu şekilde kıvrılmalısınız. Bu doğal güvenlik ve hayatta kalma içgüdüsüdür. Daha küçük bir boşlukta hayatta kalabilirsiniz. Hafifçe ezilecek ama yanında boşluk yaratacak bir kanepe, geniş büyük bir eşyanın yanında durun.

3) Ahşap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır. Sebebi basittir; ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eğer ahşap bina çökerse geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca, ahşap binalar daha az yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. Tuğla binalar ayrı tuğla parçalarına ayrılacaklardır. Tuğlalar bir çok yaralanmalara sebep olacaktır, ama (beton) bloklardan daha az ezilmiş vücutlar yaratırlar.

4) Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak yataktan düşün. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır. Oteller müşterilerine deprem anında yatakların yanında yere uzanmalarını salık veren bir uyarı notunu odalarda her kapının arkasına asarlarsa depremlerde çok büyük hayatta kalma oranlarını sağlayabilirler.

5) Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya pencereden dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir koltuğun/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere uzanın.

6) Bina çökerken kapı kirişlerinin altına geçen herkes ölür. Nasıl mı? Eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi öne veya arkaya doğru düşürse inen tavanın altında ezilirsiniz. Eğer kapı kirişi yana doğru yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. Her iki durumda da ölürsünüz! 

7) Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler (ana binadan) farklı bir 'frekans aralığına' sahiptir; ana binadan bağımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri kalanı devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılışı gerçekleşene kadar. 

Merdivenlere ulaşan insanlar basamaklar yüzünden yaralanırlar. Korkunç şekilde sakatlanırlar. Bina yıkılmasa dahi, merdivenlerden uzak durun. Merdivenler binanın hasar görmesi en muhtemel kısmıdır.
Depremde yıkılmamış olsa dahi, merdivenler bağırarak kaçmaya çalışan insanların aşırı yüklenmesi ile çökebilir. Merdivenler binanın geri kalan kısmı zarar görmemiş olsa dahi her zaman güvenlik açısından kontrolden geçirilmelidir. 

8) Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dışına çıkın. Binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın yerlerde olmak çok daha iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar içeride olursanız, çıkış yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır. 

9) Aynen Nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan) blokların meydana getirdiği gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla ezilen araçların içinde bulunan insanlar ezilirler. San Francisco depreminin kurbanlarının hepsi araçlarının içindeydiler. Hepsi öldü. 

Araçlarının dışına çıkıp,aracın yanına uzanıp veya oturarak kolaylıkla hayatta kalabilirlerdi. Ölen herkes eğer araçlarından çıkıp, araçlarının yanına oturabilseler veya uzanabilselerdi yaşıyor olabilirdi. Ezilen bütün araçların yanında-kolonların direkt olarak üzerine düştüğü araçlar hariç- 3 feet yükseklikte boşluklar oluşmuştu. 

10) Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kağıdın olduğu ofisleri dolaşırken kağıdın sıkışmadığını/ezilmediğini
keşfettim. Kağıt yığınlarının/kümelerinin etrafında geniş boşluklar bulunur/oluşur. 

Doug Copp'un Türkiye'de yapmış olduğu bir çalışmanın videosunu izlemek isterseniz;

Ülkemizde bir daha böyle acıların yaşanmamasını dilerken, öldürenin deprem değil; depreme duyarsız yönetim, alınmayan önlemler ve deprem bilinçsizliği olduğunu unutmayalım, artık ülkece ve birey olarak önlemlerimizi alalım.

Bu yazıya tepkin ne oldu ?

like
6
dislike
0
love
2
funny
0
angry
0
sad
0
wow
3