Hayvanlar Üzerinde Yapılmış 5 Ürkütücü ve İlginç Deney

Köpekler, kediler, maymunlar, vahşi hayvanlar... Yıllardan beri insanlık hayvanlara zülmetti. Kimi zaman meraktan kimi zaman bilimsel deney altında öldürüldü, psikolojik deneylere maruz kaldı... Bu vahşi deneylerden bazılarını sizler için derledik

Hayvanlar Üzerinde Yapılmış 5 Ürkütücü ve İlginç Deney

Hayvanlar üzerinde yapılan 5 ürkütücü ve ilginç deney!

insanlığın ilk ortaya çıktığı tarihten itibaren insanoğlu ve diğer hayvanlar bir ilişki içerisindedir. İlk modern insanın ortaya çıktığı dönemlerde avcılık ve toplayıcılık kültürünün gerektirdiği üzere insanlar hayvanların etlerinden faydalanmaktaydı. Daha sonraki dönemlerde bazı hayvanların evcilleştirilmesi ile insan ve hayvan ilişkisi başka bir boyut kazanmıştır. Hayvanların evcilleştirilmesi ile insanlar artık hayvanların sadece etlerinden değil, yün, kürk, yumurta, süt, boynuz gibi yan ürünlerinden de faydalanmaya başlamıştır.



Fiziken güçsüz olan insan, bir savunma mekanizması olarak doğaya hükmetmeyi seçmiştir. İnsan, ne kadar doğaya hükmedebilirse, fiziki yoksunluğunu da o derece absorbe edebilir. Bu sebeple insan, birçok hayvan neslini tüketmiş ve onların yaşam alanlarını yok etmiştir. Domino etkisi yaratan bu soykırım, diğer hayvanları da etkileyerek, onların da yok olmasına sebebiyet vermiştir. Peki hayvanlara verilen tek zarar bu mu sizce?

Günümüzde kozmetik sektöründen tutun ilaç endüstrisine kadar birçok deneylere kurban gidiyorlar. Bunun da ötesinde bu güne kadar akla mantığa sığmayacak birçok deneyde kullanıldılar… Bunlardan bazıları;

 

1. Çift Başlı Köpek Deneyi

Tarihte organ nakli denilince akla ilk gelen isimdir Vladimir Demikhov.


Sovyet bilim adamı 1930´larda ve 1950´lerde yaptığı çeşitli organ nakilleri ile özellikle de köpek başı nakli ile tanınmıştır. Delilik ile dahilik arasında gidip gelen bu ünlü bilim addıbının hayvanlar üzerinde yaptığı acımasız deneylerin en ünlüsü şüphesiz çift başlı köpek deneyidir. Dr. Demikhov çalışmalarına bir köpeğe yapay kan pompalayıcısı takarak başlamıştır. Ardından bir köpeğin göğsüne ikinci bir kalp takarak devam etmiştir. ikinci kalp için akciğerin bir bölümünü çıkarmıştır. ikinci kalp ritmini koruyarak orijinal kalpten bağımsız atmaya devam etmiştir. Sürekli denemelerin ardından iki kalpli köpekler iki buçuk ay yaşayabilmeye başlamıştır. Bir önceki deneyinden elde ettiği sonuçlar ile çift başlı köpek deneyine geçen Demikhov bu deneyde, bir köpeğin kafasını kesip başka bir köpeğe naklederek çift başlı bir köpek yaratma amacını gütmüştür. Demikhov ilk iş olarak bir köpek yavrusunun başını, ön ayaklarıyla birlikte yetişkin bir köpeğe nakletti. Nakledilen köpek yavru olduğu için yetişkin ev sahibi köpeğin kalbi iki başa da yeterli kanı pompalayabilmekteydi. Her iki baş da ayrı ayrı süt içebilmekte, hatta birbirlerinin kulaklarını ısırabilmekteydi. Demikhov'un çift başlı köpeği inanılmaz bir şekilde tam 4 hafta hayatta kalmayı başarıyor. ilk ayını doldurduktan bir kaç gün sonra ise ölüyor.

Deneylerini gerçekleştirene dek Demikhov'un binlerce köpeği testlerde öldürdüğü söylenmektedir

 2. Çipli Boğa Deneyi

İspanyol bilimci Jose M. R. Delgado, hayvanların refleks ve davranışlarını ölçmek için deney yapmak ister. Boğanın beynine uzaktan kumandaya bastığında şok verecek bir düzenek kurar. Gösteriye 2 3 gün kala boğayı agresifleştirmek için iğneler batırılmaya başlar. Boğa gösterisi sırasında matador elinde kırmızı bayrak sallayarak boğanın gelmesini bekler. Boğa matadora saldırmak için koştuğu sırada beynine şok verilir. Hayvan şaşkınlık içinde afallayıp koşmaya başlar. Delgado’nun tezine göre boğaya 2. Kez şok verildiğinde, hayvan kaçacaktır. 2. Kez şok uygulandığında beklendiği üzere hayvan kaçar. İzleyiciler her ne kadar bunun pisişik güçlerle ilgili olduğunu düşünse de bu şokun boğa beyninde yarattığı bir sonuçtu.

3. Oynayan Sirk Hayvanları Deneyi

Sirkteki koca, yabani hayvanların nasıl eğitildiğini düşündünüz mü hiç? Bu yazımızdan sonra bir daha sirklere para kazandırmak istemeyeceksiniz!

Bir adımıyla bütün çadırı yıkacak filler nasıl incecik bir zincire bağlı kalıyor, iki ayak üzerinde oynuyor dersiniz?

Sirklere alet edilen ayı, fil gibi yabani hayvanları eğitmek için küçükken doğadan koparılıp sirklere getiriliyor. Öncelikle kaçmalarını önlemek için zincirleniyor. Henüz güçsüz olan küçük hayvanlar ne kadar uğraşırsa uğraşsın zincirlerden kurtulamıyorlar. Büyüdüğünde ise geçmiş deneyimlerinden kurtulamadıklarını bildikleri için artık çabalamıyorlar bile. Böylece ilk boyun eğme başlamış oluyor. Daha sonrasında ise eğitim aşaması başlıyor. Aç bıraktıkları hayvanları elektrikli saçın üstüne alıyorlar. Hayvanların ayağa kalkıp zıplaması için saçların altındaki ısıtıcıyı açıyorlar. Ayağı yanan hayvanlar zıplamaya başlıyor. Her zıpladıklarında ise ödül maması veriliyor. Ayakta kalmayı öğrenene kadar bu eğitim devam eder.

4. 5 Maymun Deneyi

Faşizmin toplumu nasıl ele geçirdiğinin küçük bir örneği…  Tarih boyunca milyarlarca insan nasıl olmuş da küçük bir azınlığın, bir kralın ya da bir diktatörün zulmüne boyun eğmiş, neden başkaldırmamış diye düşünüyorsanız bu deneyi okumalısınız!

5 maymunu küçücük, 2 katlı bir kafese kapatırlar. Kafesin en üstüne de muz asarlar. Acıkan maymunlardan biri kafesin üstüne çıkarak muzu almaya çalışır. Tam muzu alacağı sırada maymunun üzerine tazyikli su sıkılır. Neye uğradığını şaşıran maymun çığlıklar içinde yere düşer. İkinci maymun da muzu almak için 2. Kata çıktığında aynı şeyle karşılaşır. Kendini acılar içinde yerde bulur. Grupta acıkan her maymun aynı hamleyi yapar ve kendilerini yerde bulur. Bir süre sonra gruptaki maymunlardan biri alınıp yerine yeni bir maymun konulur. Acıkan maymun 2. Kata çıkıp muzu almak için hamle yaptığında diğer maymunlar tarafından dövülerek yukarı çıkması engellenir. Bir süre sonra gruptaki eski maymunlardan biri daha dışarı alınıp yerine yenisi alınır. Yeni alınan maymun da içeride biraz vakit geçirdikten sonra acıkır ve muz almak için 2. Kata çıkmaya çalışır. Tam çıkacağı sırada bütün maymunlar birleşir ve yeni gelen maymunu dövmeye başlar. Bu deneyin daha ilginç kısmı ise, eski maymunla değiştirilen ilk maymunun en son gelen maymunu öldüresiye dövmesidir. Daha önce hiç suya maruz kalmamış, sadece diğer maymunlar tarafından dövülen maymunun grup içinde en şiddetli şekilde dövendi…

Sırayla eski maymunların hepsi yeni maymunlarla değiştirilmiş ve hiçbirinde sonuç değişmemişti. Her defasında yeni gelen maymun muza uzanmaya çalışıyordu ve en çok dayağı hiç su sıkılmamış maymunlardan yiyordu. 4. Ve 5. Maymun da değiştirildi, ama sonuç değişmedi. Aynı olaylar tekrar yaşandı. Grupta muza ulaşınca nasıl bir sonuçla karşılaşacağını bilen maymun olmamasına rağmen yeni gelip 2. Kata çıkmaya çalışan her yeni maymun dövülüyordu. En sonunda pes edip muzu almaya çalışmaktan vazgeçiyorlardı.   

5. Schrödinger'in Kedisi

schrödinger isimli kişi (fizikçi), quantum fiziği ile "normal" boyuttaki dünyanın fiziği arasındaki geçiş sorununu anlatabilmek için zihinsel bir deney tasarlar. bu deneyde bir kedi, dolu bir tabanca, fotona duyarlı bir tetik ve bir foton kaynağı kullanılır. düzenek şöyle kurulur; tetik mekanizmasına bir foton çarptığında tabanca ateş almakta ve karşısında duran kediyi öldürmektedir. buraya kadar herşey gayet açık. ama gelin görün ki, foton seviyesindeki büyüklüklerde geçerli olan quantum fiziğine göre, parçacıklar quantum haline sahiptir. bu da şu demektir; her foton bir olasılık çiftiyle donatılmıştır. yani aynı foton tetiğe hem çarpar, hem çarpmaz. bu durumda, bu quantum çiftinin tetik vasıtasıyla kediye yansıması, kafamızı karıştıran bir sonuç verir. namlunun ucundaki kedi aynı anda hem ölü, hem diri olmak durumundadır. hatta rivayet edilir ki; aslında normal ölçekli dünyamızda olasılık çiftleri halinde gerçeklik katmanlar halinde birbirinin içinde yaşanmaktadır. değişik olasılıklar aynı anda. yani bir gerçekliğe göre de kedi ölüdür

 

Bu Gönderi İlginizi Çekebilir!

Marion Sims ve Siyahi Kadınlar Deneyi

Tıp tarihine akademik başarılarından çok, ırkçılığı ile damga vurmuş bir hekim... Jinekolojinin babası olarak bilinwn J. Marion Sims'in iğrençliklerle dolu hikayesini okumaya hazır mısınız?...

  

Bu yazıya tepkin ne oldu ?

like
0
dislike
0
love
0
funny
0
angry
0
sad
0
wow
0