İngilizlerin Büyük Utancı: Amritsar Katliamı

1919 Amritsar Katliamı, sömürgelerini Fransa'ya kıyasla çok daha hoşgörülü yönettiğini iddia eden İngiliz imparatorluğunun unutmak istediği bir olaydır. katliamın 100. yılında yanı 2019 da her ne kadar İngiliz hükümeti özür dilese de tarih bu katliamı asla unutmayacaktır.

İngilizlerin Büyük Utancı: Amritsar Katliamı

1919 yılında Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından Hindistan’da İngiliz sömürge otoritelerini endişelendiren protestolar baş gösterdi.

Özgürlük ve liberalizm sloganıyla sokaklara akın eden Hintliler, Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz saflarında savaşan çoğunluğu çocuk olan askerlerin sunduğu hizmetin karşılığını bekliyordu. İngiliz hükümeti protestocuları tutuklamayı kolaylaştırmak için Mart ayında bir dizi kanun yayınladı. Protestocuları gözaltına almayı ve tutuklamayı kolaylaştıran "Rowlatt" yasasının onaylanması hintlileri iyice kızdırdı ve eylemler daha şiddetlenmiş bir şekilde artmaya başladı. 

Takvimlerin 13 nisan 1919 gösterdiği gün olayların kontrolden çıktığı tarihtir. Olay bir ingiliz kadının Amritsar kentinde bisikletle dolaşırken birkaç kişi tarafından sarkıntılık edildiği yönünde bir iddia ile başlar. Kadın bu olayı o zaman ki komutan general Reginald Dyer ‘e şikayet eder. Bu olayların öncesinde 5 yabancının kimliği belirsiz kişiler tarafından öldürülmesi zaten tetikte olan Londra’nın tüm gemileri yakmasına sebep oldu. General Dyer hemen bir emir çıkartır ve o caddede yürüyen bütün hintlilerin dizlerinin üstüne çökerek ve sürünerek yürümelerini emreder. Ayrıca ingiliz polis güçlerine yanlarına yaklaşan bütün hintlileri kırbaçlama yetkisi verir. Ohal ilan edilir ve sokağa çıkma yasağı getirlir. 

Ancak uygulama ve duyurulma konusunda ciddi problemler vardı. Ertesi gün hinduların ve Sihlerin Vaisakhi Bayramıydı ve sokağa çıkma yasağı bayram sabahı çığırtkanlar tarafından okunmuştu. Hindular ve Sihler bu özel günlerini kutlamak için çoluk çocuk hep birlikte Calyanwala Bahçesine gitmişlerdi bile. Calyanwala bahçesi şehrin içerisinde etrafı ev duvarlarıyla çevrili oldukça büyük bir boş arsadır. Bahçe içerisinde bir tane kuyu vardır yalnızca ve giriş çıkış alanı aynı yerdir. dar bir sokak.

Ancak Pencab valisi Michael O’Dwyer bayram yada miting arasında fark gözetmiyordu. Önemli olan kalabalık olmamasıydı. Lahordaki askeri birliği Amritsar yatıştırmak için görevlendirdi. Tuğ general Reginald Dyer komutasındaki piyadeler makineli tüfekleri ve zırhlı araçları ıle kente girdi ve 15 dakikada herşey olup bitti.

Generalin birden bahçenin tek kapısından 50 asker ile içeri girmesi, kapının önüne dizdiği askerlerin ateş açmaya başlaması, duvarlara tırmanarak kaçmak isteyenleri sırtlarından vurmaları, en az 1650 mermi harcadıktan sonra aniden ölüleri, yaralıları, bağıranları, ağlayanlar,  kendilerini kuyuya atanları oracıkta bırakarak dönüp gitmeleri…

İngilizlere göre 379 kişi Hint kongre partisine göre 1000 kişi hayatını kaybetmişti.( sokağa çıkma yasağı olduğu için pek çoğu kan kaybettiği için ölmüştü) içlerinde isimleri saptanabilen 14 çocuk vardı. 

Katliam dan sonra pencap valisi ve generalin askeri rejimi yaz aylarına kadar sürdü. Halka uygulanan cezalar arasında, ingiliz  kadının saldırıya uğradığı sokağın 2 hafta boyunca İki taraftan kapatılması ve orada yaşayanların evlerine karınlarının üzerinde sürünerek gitmeye zorlanması; suçluların sokaklarda direklere bağlanarak dövülmesi; Okul çocuklarının toplu halde “pişmanım, pişmanım, pişmanım” diye bağırıtılması gibi önlemler bulunuyordu.

Nisan ayında Amritsarda olanlar herkesin hayatını değiştirdi. Vali ve General İngiltere'yi ikiye bölen bir kavganın içine düştüler. Vali yaptıklarını savundu. İngiltere'de karşılaştığı eleştirileri de Hindistan'da görevli her İngiliz gibi, Londra'daki seçkinlerin uzak sömürgeyi koruyan bekçilere ihaneti olarak gördü. Erken emekliliğe zorlanan general ise hayranlarının desteğine rağmen ruhsal bir çöküntü içindeydi. Sonunda Londra'yı terk ederek ıssız bir çiftik evine çekildi. 

Katliam dan 21 yıl sonra general kalp krizi geçirip çoktan ölmüştü. Ancak eski pencap valisi Hindistan uzman olarak konuşmalar yapıyor kitaplar yazıyordu.1940'ta yine bu konuşmalardan birindeydi konu Afganistan meselesiydi. Eski Vali dinleyicilere pencap daki isyanı nasıl bastırdığını bir kere daha anlattıktan sonra bu dersin Afganistan'da da uygulanabileceğini söyledi. Alkışlar arasında biten konuşmanın ardından diğer konuklarla ayakta sohbet ettiği sırada sabırla onu dinlemiş olan ve o gün Calyanwala bahçesinde bulunan bir kişi Nihayet hedefine kavuşmuş 21 yıl sonra valinin karşısına çıkarak onun tabancası ile vurmuştu. 

Bu Gönderiler İlginizi Çekebilir!

Kongo’nun Büyük Canisi Belçika Kralı II. Leopold

Yukardaki fotoğraf, 1900′lü yılların başında, Belçika Kralı II. Leopold’un Afrika’daki sömürgelerinden biri olan Kongo’da, bir din adamı tarafından gizlice çekildi. Fotoğraftaki adam, kendisi gibi köle olan ve yeterince kauçuk toplayamadığı için cezalandırılan 5 yaşındaki kızının kesilen sol eli ve sağ ayağına bakıyor. Hitler, Stalin veya Mao kadar lanetlenmeyen, ismi dilden dile dolaşmayan, acımasızlığı hakkında filmler yapılmayan, belgeseller çekilmeyen, kitaplar yazılmayan bu eli kanlı kralın Belçika’da, paraların üstüne resmi basıldı, sokaklara heykelleri dikildi. Bu katliamı nasıl yaptı peki II. leopold ?


900 Kişiyi Aynı Anda İntihar Ettiren Papaz : Jim Jones

"Bunu şimdi bitirelim. Bu ızdırabı bitirelim." Amerikalı evanjelik papaz Jim Jones'un bu sözlerini duyduktan sonra, 918 kişi 18 Kasım 1978'de Güney Amerika'nın kuzeybatısındaki Guyana'nın ücra bir bölümünde intihar etti.

Bu yazıya tepkin ne oldu ?

like
0
dislike
0
love
0
funny
0
angry
1
sad
1
wow
0