900 Kişiyi Aynı Anda İntihar Ettiren Papaz : Jim Jones

"Bunu şimdi bitirelim. Bu ızdırabı bitirelim." Amerikalı evanjelik papaz Jim Jones'un bu sözlerini duyduktan sonra, 918 kişi 18 Kasım 1978'de Güney Amerika'nın kuzeybatısındaki Guyana'nın ücra bir bölümünde intihar etti.

900 Kişiyi Aynı Anda İntihar Ettiren Papaz : Jim Jones

1931 yılında dünyaya geldiğinde, annesi dünyaya bir mesih getirdiğine inanıyordu. Babası ise son derece ırkçı bir insandı. Jim’in yakın arkadaşlarının belirttiği üzere, dine ve ölüme ciddi bir ilgisi vardı. Hayvanları öldürüyor, onlara işkence ediyor ve öldürdüğü ya da ölü olarak bulduğu hayvanlara cenaze törenleri düzenliyordu.

Eşcinsel Olduğu İçin Medya Tarafından Baskılara Maruz Kaldı

1950’lerde vaiz olduktan sonra ise kapı kapı dolaşarak evcil maymun satarak kilisesine para toplayacaktı. Jim 1950 yılında vaiz oldu. Partilerin insanları yanlış yönlendirdiğine ve komünizme karşı doldurduğuna inanan müritleriyle gerçek Marksizmi insanlara göstermek amacıyla kilisesini kurdu.

Kilisenin Büyümesiyle Beraber Halkın Tapınağı Tarikatının Kurulması, Yüzlerce İnsanın Hayatını Değiştirecekti

Halkın Tapınağı adlı tarikatın toplantıları kilisede halka kapalı bir şekilde yapılıyordu ve insanlar içeride ne olup bittiğini merak ediyordu. Jim, genellikle siyahiler ve çocuklarla ilgilenerek sempati kazanmaya başladı. Manipülasyon konusunda son derece başarılı olması katliamı hızlandırdı.Vaazlarında insanları etkisi altına alma yeteneğiyle müritleri tarafından ilahi bir güç olarak görülüyordu. Hatta kendisinin iyileştirme gücü olduğuna inananlar dahi vardı.

Jonestown Adı Verilen Bu Kasabada Yüzlerce Mürit Yaşıyordu

Sık sık koyu renkli güneş gözlüğü takan, korumalarla seyahat eden ve giderek paranoyaklaşan Jones cemaatini, sosyalist bir ütopya inşa edeceklerine söz verdiği Guyana'ya taşınmaya davet etti. Ormanın derinliklerinde, gözlerden uzak bir kasaba kuruldu. Müritlerine cennetin ölümde olduğunu sık sık dile getiren Jones, düzenli olarak "Beyaz Gece" olarak adlandırdığı toplu intihar provaları düzenliyordu. 

Bu Olay Çok Önceden Planlanan Toplu İntiharın Vaktinin Geldiğini Gösteriyordu

İnsanların hangi koşullarda yaşadığını görmek amacıyla Jonestown’a senatör ve basın ekibinin gönderilmesiyle birlikte, artık Jonestown’da yaşamak istemediğini ve ayrılmak istediklerini söyleyen müritlere silahlı kişilerce açılan ateş sonucunda beş kişi hayatını kaybetmişti. Jonestown’dan kurtulmak isteyenlerin yanı sıra orada olmaktan ve intihar düşüncesinden keyif alanlar da vardı. Jonestown tarihi boyunca 40 adet çocuk doğumuna şahitlik etmişti.

Basının Gelmesiyle Yaşanan Olayın Kasabanın Sonu Olduğunu Fark Eden Jim Jones Hemen Hazırlıklara Başladı

Uçak pistindeki cinayetlerle (senatör ve basın ekibiyle birlikte jonestown'dan ayrılmak isteyenleri uçak pistinde öldürttü) aynı gün Jones, tüm kasabayı topladı ve konuşmasını yaptı. Müridlerine askerlerin onlar için gelip onlara işkence yapacağını söyledi. Herkese ana binada toplanıp "devrimci eylem" dediği şeyi yapmalarını emretti. Bu dünyadan kurtulacaklarını ve cennete gideceklerini müritlerine son kez anlatıyordu. 18 Kasım 1978'de siyanürler dağıtıldı. Peoples Temple'ın en genç üyeleri ilk ölenlerdi çünkü ebeveynler ve hemşireler, çocukların boğazına güçlü bir siyanür, sakinleştirici ve toz meyve suyu karışımını atmak için şırıngalar kullandılar. (Jones'un daha önceki bir noktada kuyumcu ruhsatı aldığı ve bu da siyanür depolamasına imkan verdiği bildirildi.) Daha sonra yetişkinler, silahlı muhafızlar köşkün etrafını sararken zehirli karışımdan içmek için sıraya girdi.Genci, yaşlısı, bebeği, siyahı, beyazı 911 kişi ölmüştü.

Kasabadan Sadece 2 Kişi Kurtulmuştu

Bunlardan bir tanesi kulakları sağır olduğu için intahar anonsunu duymayan yaşlı biri, diğeri ise intahar etmek istemeyen ve silahlı adamlardan kaçıp ormanda saklanan birisiyidi. Tekrar bir çekim için kasabaya dönen TV kanalları gördükleri manzara karşısında şok olmuşlardı.

Çünkü kasabada yaşayan kimse kalmamıştı. Gördükleri manzara korkunçtu. Yüzlerce insan yerlerde yatıyordu ve bazıları vurulmuştu. Evlerde yapılan aramalar sonucu tarikat üyelerine ait pek çok günlük ve intihar notu da bulundu.

Oğlunun Yaptığı Açıklamaya Göre Jim Jones Aşırı Dozda LSD, Amfetamin Ve Mariuna Kullanıyordu

Yazılanlara göre üyeler, Leo Ryan öldürüldükten sonra intihara zorlanmış ve eğer intihar etmezlerse askerler tarafından öldürüleceklerine inandırılmıştı. 

Not:  "10 kişi değil,100 kişi değil, 500 kişi değil ulan 900 kişiyi nasıl aynı anda intihar ettirebildin?" diye soranlarınız var ise; bu katliamı, yaşayanların gözünden anlatan 2013 yapımlı The Sacrement isimli bir belgeseli de mevcut. Olayı detaylı görmek isteyenler belgeseli seyredebilirler.

Bu Gönderiler İlginizi Çekebilir!

Kongo’nun Büyük Canisi Belçika Kralı II. Leopold

Yukardaki fotoğraf, 1900′lü yılların başında, Belçika Kralı II. Leopold’un Afrika’daki sömürgelerinden biri olan Kongo’da, bir din adamı tarafından gizlice çekildi. Fotoğraftaki adam, kendisi gibi köle olan ve yeterince kauçu...


İngilizlerin Büyük Utancı: Amritsar Katliamı

1919 Amritsar Katliamı, sömürgelerini Fransa'ya kıyasla çok daha hoşgörülü yönettiğini iddia eden İngiliz imparatorluğunun unutmak istediği bir olaydır. katliamın 100. yılında yanı 2019 da her ne kadar İngiliz hükümeti özür di...

Bu yazıya tepkin ne oldu ?

like
3
dislike
0
love
0
funny
0
angry
1
sad
2
wow
3