Mitolojinin 7 Efsane Kadın Tanrıçası

Değişik kültürlerin mitolojilerinde karşımıza çıkan cesur kadın figürler... Modern edebiyat ve sanat eserlerinden farklı olarak her zaman arka planda kalmayan, kimi zaman ölümsüz, kimi zaman cesur, kimisi savaşçı bu 7 büyüleyici tanrıçaya gelin birlikte göz atalım.

Mitolojinin 7 Efsane Kadın Tanrıçası

1. Lilith

Herşey  Adem ve Lilith'nin balçıktan yaratmasıyla başlar... Tanrı ilk insanları yarattığında ruhlarını kendi nefesinden vermişti. Adem ve Lilith birbirlerine eş olur. Ancak bu ilişki Adem'in kendini üstün görmesiyle bozulur. Adem cinsel ilişkide üstte olmak ister, Lilith  ise Adem'in bu üstünlük ve ayrıcalık isteğine karşı çıkar. "Tanrı ikimizi de eşit yarattı" diyerek itiraz eder. Aralarında tartışma cikar ve Adem'in kendisine karşı şiddet kullanacağını anlayan Lilith tanrının yanına kaçar.
Tanrı Lilith'in güzelliğinden o kadar etkilenir ki ona kendi gizli adını söyler. Tanrı'nın gizli adını bilmek, artık büyük güce sahip olmak ve tanrı tarafından her isteğin mutlaka yerine getirilmesi anlamına gelmektedir. Bunu bilen Lilith tanrıdan kanat ister. Tanrıda Lilith'nin bu üsteğini geri çevirmez ve bir çift kanat verir. Lilith artık kanat sahibidir... Herkesten uzaklaşmak isteyen Lilith kaçarak Kızıldeniz'e gider ve orada yaşamaya başlar. Ancak bu hikaye burada bitmez.

Adem tanrıdan eşi olarak yarattığı Lilith'yi geri getirmesini ister. Tanrı Lilith'yi geri dönemeye ikna etmeleri için üç melek gönderir. Kızıldeniz'e giden melekler önce güzel bir dille ikna etmeye çalışsalar da Lilith kararlıdır... Geri dönmeyi katiyen kabul etmez. Lilith'in bu tavrını gören melekler tatlı dili bir yana bırakıp bu kez Lilith'yi Kızıldeniz'de boğmakla tehdit ederler. Ne olursa olsun Lilith gücünün farkında olan çok akıllı bir kadındır. Olanlar karşısında sinirlenen Lilith Tanrının gizli adını bildiğini, ona güçlerinin yetemeyeceğini söyler ve eğer onu rahat bırakmazlarsa gelecekte doğacak tüm bebekleri öldürmekle tehdit eder. Sorunun çözümünde tek bir yol kalmıştır; uzlaşmak. Aralarında bir anlaşmaya varırlar. Anlaşmaya göre Lilith çölde yaşamayı sürdürecek, bunun karşılığında da üzerinde Lilith figürlü nazar boncuğu taşıyan bebeklere dokunmayacak, onları asla öldürmeyecektir.
Artık anlaşılmiışır ki Lilith'ten Adem'e yar olmayacak. Yeni bir kadın yaratmaktan başka bir yol kalmaz ve tanrı Havva'yı yaratır. Ama tanrının başı Lilith'den dolayı bayağı ağrımıştır. Bu yüzden Havva'yi Lilith gibi Adem'le aynı maddeden yani balçıktan yaratmaz. Adem'in kaburga kemiğinden yaratır ki Havva, Adem'e karşı çıkmasın, itaatkar olsun. Bazı kültürlerde Lilith'nin hamile ve doğum yapmakta olan kadınlara musallat olarak düşüklere, ölü doğumlara ve annelerin ölümüne sebep olduğuna inanılır.

2. Umay Ana

Umay, çocukları ve hayvan yavrularını koruyan bir tanrıçadır.


Arkeologların, altaylarda buldukları seramik ürünler üzerindeki resimlerde umay ana üç boynuzlu olarak betimlenir. Türk mitlerinde, umay ana'ya; savaşa giden yiğitler, savaşta başarı kazanmak için dua ederler ve ona “Umay Beg” gibi eril bir nitelik vererek seslenirlerdi. Bazı topluluklarda da umay, ölüm meleği olarak da anılır.
 Sümer mitlerinde de venüs ile özdeşleştirilerek hem aşk hem de savaş tanrıçası olarak görülür. Yani hayatı ve ölümü yönettiği düşünülür. Ne kadar güçlü olduğunu belirtmek için de hermafrodit (eril-dişil) olduğu söyleniyordu. Sabah yıldızı iken savaşı, akşam yıldızı iken sevgiyi temsil etmektedir. Asya'da bazı arkeolojik buluntulardan anlaşıldığına göre Umay Ana motifi, beyaz saçlı ve beyaz giyimli olarak, insanbiçimci bir görünüm sergilemektedir. Kuş kılığında kanatlı bir kadın görüntüsü de vermektedir.
Altay Türkleri onu göklerden inen gümüş saçlı, güzel yüzlü bir kadın olarak düşünmüşlerdir.

3. Afrodit

Aşk ve güzellik tanrıçası Afrotid... Mitolojideki en  güzel tanrıçaların başında şüphesiz ki kızıl saçlı Afrodit gelir. Afrodit aşk tanrıçası olup; insanların birbirlerine sevgi ile yaklaşması için üzerlerine aşk iksirini damlatan, çiçekleri ve ağaçları baharda rengarenk donatarak,doğayı canlandıran üretken bir tanrıçadır.

İlk olarak bereket tanrıçası olarak doğar lakin zamanla aşk ve güzellik tanrıçası oluverir. Afrodit'in doğumu ile ilgili de birçok rivayet vardır.

Hesiodos, Theogonia'da bu tanrıçanın doğuşunu şu şekilde anlatıyor: Dünya kurulunca gök tanrısı olan Uranos Uranüs ve toprak tanrıçası olan karısı Gaia ile yaşamını devam ettirirken Uranos tahtını çocuklarına bırakmamak için Gaia'nın çocuk doğurmasını istemez. Gaia ne zaman çocuk doğursa, doğan çocukları Gaia'nın karnına geri sokar. Gaia'nın karnı şişer ve artık acıya katlanamadığı için çocuğunu yani zaman tanrısı olan Kronos'u gizlice dünyaya getirir. Kronos bunu öğrenir, babasından öç almak ister ve erkeklik uzvunu kesip denize atar. Uzuvdan çıkan spermlerle denizde köpük oluşur, köpüklerden Afrodit doğar ve köpükten oluştuğu içinde yunanca Aphros yani köpük kelimesinden Aphrodite ismi türer.


Diğer bir rivayete göre ise erkeklik uzuvlarını Uranos kendi kesilmesini istemiştir. Başka bir rivayete göre de Aphrodite'i annesi doğurmuş ve savaşta ölmek üzere olan kızının kanını öperek onu iyileştirmiştir. O ateş tanrısı olan ve çok sanatkar, ancak topal ve çok fazla yakışıklı sayılmayacak bir görünüme sahip olan Hephaistos ile evlenmiş. Anlatılan mitlerde sanat ve aşk hep kol kola temsil edilmiştir. Güzellik, Aphrodite'yle birlikte geldi... Onsuz mutluluk da, sevinç de olmazdı. Güzel tanrıça Afrodit'in adı mitolojide önemli yer tutan Ttroya savaşının başlama nedeni olarak bilinir.

4. Hera

Zeus’un kardeşi aynı zamanda tek resmi karısıdır. oğlu yunan tanrıları arasında en sevilmeyen, kötü gösterileni Ares’tir. Zeus, Hera’ya diğer ilişkilerinde olduğu gibi farklı bir kılıkta görünerek, titreyen bir kuş oluyor. Hera kuşa acıyıp avuçlarına alıyor ve onu göğsüne bastırıyor. Bu sırada zeus gerçek haline bürünüyor ve onunla birlikte olmak istiyor. Hera ise bakireliğine çok düşkün bir tanrıça olduğundan, ancak kendisiyle evlenirse onunla beraber olabileceğini söylüyor. böylece Hesperidler'in –yani batı kızlarının- bahçesinde evleniyorlar. Okyanus ırmağının ötesinde gece ile gündüz arasında yaşayan ince sesli perilerdir bunlar.
Gaia, Hera’ya evlilik hediyesi olarak doğurganlık simgesi olarak “nar” veriyor. Hera aldığı bu hediyeyi  Hesperitlerin bahçesine dikiyor. Bu düğün yeryüzünde bolluk ve verimlilik simgesidir. Bu nedenle bu düğüne "Hieros Gamosé (kutsal evlilik) adı verilir. Bu birliktelikten Ares (savaş tanrısı), Hebe (gençlik tanrıçası) ve Hephaistos' u (demirci tanrı) dünyaya gelir.
Hera her yıl Kanathos ırmağında yıkanarak bakireliğini kazanıyor. Hera ile Zeus Olympos’ta saltanat sürerler. Hera'da Zeus gibi hayata, dünya düzenine, gök olayları ve mevsimlerin değişmesine etki edebilmektedir. Ayrıca en önemlisi evli kadınları gözetir, analık ve doğum tanrıçasıdır.
Zeus’un sevgilileri ve kendisinden olmayan çocuklarının baş düşmanıdır. Kutsal düzene ve evliliğe zarar verenlere karşıdır. Hera nar, tavuskuşu, zambakla özdeştirilir. 

5. Pandora

Yunan mitolojisinde dünyadaki ilk kadin (bir nevi Havva) olarak tanımlanır. Zeusun oğlu Hephaestus'a emretti ve zanaatkarların tanrısı olan Hephaestus'da toprak ve su kullanarak kadını yarattı. Diğer tanriıarda ona sırayla yetenekler bahşetmislerdir; Aphrodit'in güzelliğini, Apollo'nun yeteneğini almıştı...
Daha sonra Prometheus tanrıardan ateşi çalınca Zeus intikam almak için Pandora'yı hediye süsü altında kardeşi Epimetheus'a yollar. Pandora'yla birlikte asla açmamasını söylediği bir kutuyu da dünyaya yollar. Tabii ki kusursuz bir kadın olan Pandora merakına yenilerek kutusunu açar ve kutunun için Zeus tarafından konulmuş olan insanlar için bütüm kötülükler (hastalıklar, kötü duygular ve düşünceler) kaçarak dünyaya yayılır. Pandora bunu farkedince kutuyu kapatmaya çalışır fakat artık herşey kutudan kaçmiıştır. Bir tek şey hariç; umut. Böylece ilk kadın Pandora kutuya hapsedilmiş oldur.

6. Medusa

Nazar kavramı ile doğrudan ilişkili bir mitoloji karakteri. Hikayesinin bir versiyonuna göre kendisi çok güzel bir dişiyken saçları yılana dönüştürülüp çirkinleşince diğer insanları kıskanmaya başlayıp onlara büyük hasetle bakar olmuş. Bu bakışları öyle etkiliymiş ki karşısındakini anında taşa çeviriyormuş. Yalnız, baktığı insanların taşa dönüşmesi için onların da Medusa'nın gözlerine bakmaları gerekiyormuş. Bir gün Perseus, elindeki kalkanı bir ayna gibi kullanarak gizlice Medusa'nın yanına yaklaşıp yine kalkanı aracılığıyla onu kendi gözlerinin yansımasına maruz bırakmış. Medusa, kalkandaki yansımada kendi gözlerini görünce kıskançlıkla dolu bu enerjinin kurbanı olmuş ve hemen taş kesilmiş. Medusa figürü bu hikayenin etkisiyle Romalılarca 'en kötü bakış'ı temsilen, diğer kötü bakışlara karşı korunma amaçlı kullanılmış ve adeta Romalıların nazar boncuğu olmuşttur.

7. Athena

Fakir bir balıkçı birgun deniz kenarında yaşlı bir adam görür. Adam cok yaşlı, yorgun ve açtır... Yaşlı adam balıkçıdan yardım dilenir, balıkçı da adama acıyıp onu evine gotürüp karnını doyurur. Bunun üzerine yaşlı adam sen çok iyi bir insansın seni ödüllendireceğim der ve birden denizler tanrısı Poseidon'a bürünür. Poseidon yaşlı adama sizin köyünüzğn tanrısı kim diye sorar ve köyün tanrısını kardeşi Zeus'un kızı Athena olduğunu öğrenir. Bu arada Athena da olayları duymuş ve köylünün evine gelmiştir. İki tanrı köy benimdir diyerek birbirlerine girince Zeus müdahale eder ve köyün sahibini yarışma düzenleyerek belirleyeceğini  söyler. Köye en güzel hediyeyi veren bu köyün tanrısı olacaktır. Tanrılar kabul ederler ve Poseidon denizler arasından muhteşem güzellikte 4 at çıkarır. "Bunlar dünyanın en hızlı ve güzel atları bunlarla çok uzaklara gidebilir büyük orduları yenebilirsiniz" der. Sıra Athena'ya gelmiştir. Athena elindeki asasını yakınlardaki bir kayaya vurur ve orada birden kavruk çalıya benzeyen küçük bir ağaç çıkar. Bunu gören Poseidon kahkalarla güler. Athena ise gayet hınzır bir gülümseme ile anlatmaya başlar. Bak der köylüye; bu ağacın ismi zeytin ağacı. Bu ağac yüzyıllarca yaşar meyvelerini yeşilken veya kararınca ekmek arasına koyup yersiniz, meyvesini ezip yağ yaparsınız. Yağını yakıp aydınlanır veya yapı ile yemek yaparsiniz, çekirdeğinden de bir tür elyaf üretebilirsiniz der. Sonuçta Zeus en faydalı hediyeyi verdiği için yarışmayı Athena'nin kazandığını söylemiş ve o küçük köy akıllı tanrıçaya verilir. Strateji ve zakayı temsil eder. 

 

Bu yazıya tepkin ne oldu ?

like
1
dislike
1
love
1
funny
1
angry
1
sad
1
wow
1