Mükemmel Bir Medeni Cesaret Örneği: SA. SA. DE.

Vatandas, yere tükürene, yasak dinlemeyene, herkesin rahatini bozana, saygisizliklarin her türlüsüne aldırmazlık etme! Varlığını sosyal medyada paylaşılan tek bir afişten öğrendiğimiz, görünce ne kadar naif, çok gerekliymiş şimdi de çok gerekli aslında diye içimizden geçirdiğimiz SA.SA.DER’i yani SAYGISIZLIKLA SAVAŞ DERNEĞİ’ni daha ayrıntılı anlatmak istedik.

Mükemmel Bir Medeni Cesaret Örneği: SA. SA. DE.

Ülkemizin en önemli Anatomi Profesörlerinden olan Zeki Zeren, ülkede gittikçe artan saygısızlıkların önlenebilmesi için tek çözümün, aydın kesimin saygısızlıklarla savaşmak gereğine inanması ve daha da önemlisi buna cesaret edebilmesi olduğunu düşünür ve bunu yakınları ile paylaşır. İşte bu düşünce Saygısızlıkla Savaş Derneği’nin kurulmasına sebep olur.

Zeki ZEREN başkanlığında 1945 yılında  kurulan derneğin amacı, dernek tüzüğünde çok kısaca ifade edilmektedir.

1)İstanbul’da belediye nizamlarını tanıtmak ve bu nizamların uygulanmasında, hemşehri yaşayışına sağlanması düşünülen karşılıklı faydaları anlatmak ve nizamlara saygıyı göstermeğe davet etmek.

2) İstanbul şehrinde ileri, medeni bir şehir topluluğu yaşayışının gerektirdiği karşılıklı saygı adabını kökleştirmek ve yaymak için çalışmak.

Derneğe birde kısa ad koyarlar “Sa.Sa.De.” Elbette bu amaçlara ulaşabilmek için bir de yöntem belirlemek gerekecektir. Öncelikle tavsiye ve dilekler dinlenecek; bu dileklerin yaşama geçmesi için hem idari makamlar nezdinde, hem de basını kullanarak çaba gösterilecektir. Ayrıca, konferanslar düzenlemek, afişler hazırlamak, kitaplar yayımlamak da programın parçaları haline gelmiştir.

Derneğin birde rozeti vardır. Rozette bir göz büyüteç eşliğinde Kız Kulesi ile simgelenmiş olan İstanbul şehrine bakmaktadır.

Bir gün Zeki Zeren, Kadıköy vapurunun alt salonunda yolculuk yaparken, uyarılarına aldırmayarak sigara içen üç öğrenciyi Kadıköy Emniyet Amirliğine çağırttığını anlatır. Bu ve benzeri olaylar dernek içinde önemli bir başarı olarak görülse de, polisle yaşanan bu ilişki “Halkın İçindeki Ajanlar” şeklinde olumsuz tepkiler almalarına da sebep olmuştur.

Zeki Zeren, çıktıkları bu yolda herhangi bir başarı sağlayabilmeleri için yapılması gerekenleri şu şekilde ifade eder: “Saygısızlık, ister bilerek, ister bilmeyerek olsun, üç şekilde önlenebilir:

1. Tavsiye,

2. İhtar,

3. Ceza. 

Birinci ve ikinci hususlar münevver zümrelerin işidir. Demin de söylediğim gibi, biz münevver muhitlerden fazla alaka görmedik, bizi daha ziyade sembolik bir varlık olarak karşıladılar. Bu vaziyet karşısında üçüncü çareye başvurmayı düşündük. Şehir Meclisine ve diğer ilgili makamlara müracaat ettik. Burada da karşımıza mevzuat çıktı. Bir netice elde edemedik.”

Zeki Zeren istanbul'un sosyo kültürel hayatı için şu değerlendirmede bulunmuştur;

"Son senelere kadar İstanbul’da hoş bir atmosfer vardı ki münevverlerimiz bu havaya hâkimdi. Bu maalesef son senelerde hissedilir şekilde de değişti. Şehirde saygısızlar çoğaldı. Bunun üzerine biz münevverlerimize cesaret vermek istedik. Ne yazık ki münevverlerimiz yani saygılılar, saygısızlardan çekindiler. Onlarla mücadeleye girişmektense temas etmemeyi tercih ettiler."

İhap hulusi tarafından hazırlanan “vatandaş” adlı afiş çalışması, yıllara meydan okurcasına bize bakıyor ve yere tükürenlere, yasak dinlemeyenlere, herkesin rahatını bozanlara, daha farklı bir ifade ile saygısızlıkların her türlüsüne karşı tepkisiz kalmamamız gerektiğini duyuruyor.

Saygısızlıkla Savaş Derneği 1952 yılında kendini feshetti. Bazıları için eleştirilecek bir gayret olarak tanımlanırsa da, bu derneğin çok önemli bir miras bıraktığı açıktır: “Medeni Cesaret”. Zeki ZEREN ve onun öncülüğünde gerçekleştirilen bu gayretler, aynı sosyal çevrede yaşayan insanların birbirlerini daha ileriye taşımak için bireysel inisiyatifler alabileceklerine dair önemli bir örnektir.

Bu Gönderiler İlginizi Çekebilir!

Batılı Anlamdaki İlk Tiyatromuz: ŞAİR EVLENMESİ

19.yy.a kadar bizlerde elbet tiyatro kültürü vardı. Karagöz, Orta Oyunu ve Meddah gibi. Fakat Tanzimat ile birlikte romanın örnek alınmasıyla tiyatro kolunda da birtakım denemelerin ve yeniliklerin önü açıldı. Bununla birlikte Şinasi...


Abbas SAYAR- Yılkı Atı

Hesaptan düşülmüş, defterden silinmiş roman kahramanı Doru Kısrak'ın yılkıya bırakılma öyküsü ve Orta Anadolu'nun ağır kış doğasında yaşama mücadelesi....

Bu yazıya tepkin ne oldu ?

like
1
dislike
0
love
0
funny
0
angry
0
sad
0
wow
1