Nazım Hikmet'in Bestelenmiş 10 şiiri

20. yüzyıla damgasını vuran ve dünya çapında bir üne sahip olan Nazım Hikmet'in bestelenmiş şiirlerini sizler için derledik.

Nazım Hikmet'in Bestelenmiş 10 şiiri

10. Seviyorum Seni - Onur Akın

Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi

Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi

Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi

Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi

İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi

Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.

9. Geberiyorum - Ahmet Aslan

 

Geçip gitmiş günler gelin
rakı için sarhoş olun
ıslıkla bir şeyler çalın
geberiyorum kederden.

İlerdeki güzel günler
beni görmeyecek onlar
bari selam yollasınlar
geberiyorum kederden.

Başladığım bugünkü gün
yarıda kalabilirsin,
geceye varmadan yahut
çok büyük olabilirsin

8. Mapushane Kapısı - Yeni Türkü

Altı kadın vardı demir kapının önünde
Beşi toprağa oturmuş, ayakta biri

Sekiz çocuk vardı demir kapının önünde
Besbelli henüz öğrenmemişler gülümsemeyi

Altı kadın vardı demir kapının önünde
Ayakları sabırlı, ellerinde keder

Sekiz çocuk vardı demir kapının önünde
Cin gibi bakıyor kundaktakiler

Altı kadın vardı demir kapının önünde
Sımsıkı gizlemişler saçlarını

Sekiz çocuk vardı demir kapının önünde
Biri kavuşturmuş avuçlarını

Bir jandarma vardı demir kapının önünde
Ne dost ne düşman nöbet uzun hava sıcak

Bir beygir vardı demir kapının önünde
Nerdeyse ağlayacak

Bir köpek vardı demir kapının önünde
Burnu kara, tüyü sarı

Kamış sepetlerde yeşilbiber vardı
Torbalarda kömür, heybelerde soğan sarmısak

Altı kadın vardı demir kapının önünde
Ve demir kapının ardında beş yüz erkek vardı efendim

Altı kadından biri sen değildin ama
Beş yüz erkekten biri bendim

7. Hoşçakal Kardeşim Deniz - Leman Sam

İşte geldik gidiyoruz
Hoşçakal kardeşim deniz
Biraz çakılından aldık
Hoşçakal kardeşim deniz
Biraz masmavi tuzundan
Hoşçakal kardeşim deniz
Sonsuzluğundan birazcık
Hoşçakal kardeşim deniz
Birazcıkta kederinden
Hoşçakal kardeşim deniz
Birşeyler anlattın bize
Hoşçakal kardeşim deniz
Denizliğin kaderinden
Hoşçakal kardeşim deniz

Biraz daha umutluyuz!
Hoşçakal kardeşim deniz
Biraz daha adam olduk
Hoşçakal kardeşim deniz
İşte geldik gidiyoruz
Hoşçakal kardeşim deniz

6. Ceviz Ağacı - Cem Karaca 

Başım köpük köpük bulut
İçim dışım deniz
Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkı'nda
Budak budak, serhan serhan
İhtiyar bir ceviz
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında
Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında
Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında

Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril
Kopar ver, gözlerimin gülüm yaşını sil
Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında
Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında

Yapraklarım ellerimdir tam yüzbin elim var
Yüzbin elle sarılırım sana, istanbul'a
Yapraklarım gözlerimdir şaşarak bakarım
Yüzbin gözle seyrederim seni istanbul
Yüzbin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım
Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında
Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında

5. Karlı Kayın Ormanı - Zülfü Livaneli

Karlı kayın ormanında
Yürüyorum geceleyin
Efkarlıyım, efkarlıyım
Elini ver nerde elin
 
Memleket mi yıldızlar mı
Gençliğim mi daha uzak
Kayınların arasında
Bir pencere sarı sıcak
 
Ben ordan geçerken biri
Amca dese gir içeri
Girip yerden selamlasa
Hane içindekileri
 
Yedi tepeli şehrimde
Bıraktım gonca gülümü
Ne ölümden korkmak ayıp
Ne de düşünmek ölümü

4. Hoşgeldin Kadınım - İlhan İrem

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
yorulmuşsundur;
nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş legenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket gibi yoksuldur odam.
 
Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
ayağını basdın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam.
 
Hoş geldin kadınım benim hoş geldin.

3. Tahir ile Zühre - Esin Afşar

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.
 
Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
 
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
 
Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
 
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

2. Aynı Daldaydık - Ahmet Kaya

Saat 21’i vuranda
Burada kan panalar çalardı
Burada…
Burada hasret ve dert
Sen nerdeydin?

Bugün…
Bugün görüş günümüz
Herkes geldi, sen nerdeydin?

Aynı daldaydık
Aynı daldaydık
Aynı daldan düştük ayrıldık
Aramızda yüzyıllık zaman
Yol yüzyıllık.

Tam yüzyıl..
Tam yüzyıl oldu yüzünü görmeyeli
Gözlerin içimde durmayalı.
Dokunmayalı sıcaklığına karnının
Tam yüzyıldır bekler beni bu şehirde bir kadın
Aynı daldaydık
Aynı daldaydık
Aynı daldan düştük ayrıldık
Aramızda yüzyıllık zaman
Yol yüzyıllık.

1. Kız Çocuğu - Zülfü Livaneli 

Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.

Bu yazıya tepkin ne oldu ?

like
3
dislike
0
love
3
funny
0
angry
0
sad
0
wow
3