Şarkılara konu olan Mit "İkarus'un Düşüşü" ( Flight Of Icarus - Iron Maiden)

Tevazu sahibi olmaması mıydı onu ölüme götüren, yoksa yersiz cesareti mi? Cesaret bir şeyleri başlatmak için birebirdir, ancak devamında hazin sonlar yaşanmaması için kontrollü olmak gerekir. YAŞAMAK İÇİN YÜKSELMEK Mİ, YÜKSELMEK İÇİN YAŞAMAK MI?

Şarkılara konu olan Mit "İkarus'un Düşüşü" ( Flight Of Icarus -  Iron Maiden)

İkarus karakteri felsefenin ve dinlerin olmadığı bir dönemde, insanlara ders vermek konusunda önemli bir yere sahiptir. Günümüzde bile kıymetini bilenler açısından oldukça önemli bir yeri vardır.

Mitolojik hikayeler günümüzde insanlar tarafından basit birer hikayeler topluluğu gibi görünse de aslında döneminde insanlara, doğru insan olabilme ve özgür düşünce üzerine pek çok şey öğretmiştir. İkarus’un hikayesi de insanlara cesaret, özgürlük, tevazu sahibi olma ve oto kontrol üzerine derin bir düşünme dürtüsü olmuştur. 

Efsaneye göre; 

Daidalus hem mimar, hem heykeltıraş hem de her türlü mekanik araçlar yapabilen biridir. Atina’da çalıştığı dönemlerde yeğeni Talos ona yardımcı olmuştur. Talos oldukça yetenekli ve başarılı bir gençtir. Bir zaman sonra ölü bir yılanın dişlerinden esinlenerek testereyi icat etmiştir. Bunu kıskanan Daidalus çırağı olan yeğenini Akropol’den aşağı atarak öldürmüştür. Cinayet ortaya çıkınca Daidalus, Girit kralına sığınmıştır.

Geldiğini öğrenen Girit Kralı Minos onu hemen sarayına davet eder. Kralın başı kendi çocuğu olan bir canavarla derttedir. Karısı tanrılar tarafından cezalandırılıp yarı boğa yarı insan bir çocuk doğurmuştur. Kral, Daidalos’tan Minotaurus adlı bu insan yiyen canavarı hapsedecek bir yer yapmasını ister.

Daidalos üstün zekâsıyla içinden bir türlü çıkılamayan labyrnthos adında muhteşem bir kale yapar ve canavar oraya konur. Canavar için Atina gibi çevredeki şehirlerden toplanan 7 kadın 7 erkek kurban olarak labyrnthos'a atılmaktadır.

Zamanla Atina halkı bu duruma isyan eder ama Girit Kralına karşı bir şey yapamazlar. Halk hazır olunca, bir gün halk kahramanı da çıkagelir. Theseus, büyük bir cesaret örneği gösterir ve Minotor’u öldürmeye karar verir. Labirente girip Minotor’u öldürecektir, ancak labirentten nasıl geri çıkacağı büyük bir sorundur.

Bu konuda da Daidalus, bir yumak iplik kullanması fikrini vermiş ve labirentin merkezini tarif etmiştir. Theseus, Minotor’u öldürdükten sonra oradan çıkmayı bu sayede başarmıştır. Theseus’un başarısında Daidalus’un parmağı olduğunu öğrenen Kral Minos, ustasını ve oğlunu labyrnthos mahkum etmiştir.

Becerikli mimar nasıl kurtulacağını düşünmeye başlar. O kadar iyi bir labirent yapmıştır ki, kendisi bile içinden çıkamamaktadır! Sonunda başka bir fikir bulur. Kuşların bıraktığı tüyleri toplayarak, balmumuyla birleştirip kendine ve oğluna birer kanat yapar. Kanatları sırtlarına yapıştırıp kollarına bağlarlar.

Bu muhteşem kaçış planının başarıya ulaşması için Daedalus oğlı İkarus'a " ne alçaktan ne de yüksekten" uçmasını tembihler. Denize yakın uçarsa, kanatlar nem alacak ve ağırlaşacaktır. Güneşe yakın uçarsa, bal mumu eriyecek ve kanatlar bozulacaktır. Her iki durumda da düşecektir. Bu dengeli ve ölçülü olması konusunda bir öğüttür aslında.

Genç İkarus kanatlarını takar ve kendisini hava boşluğuna bırakıp uçmaya başlar. Giritliler şaşkın bir şekilde aşağıdan olanları seyrederken, onlar özgürlüğe uçarlar.

Takma kanatlarla uçarak yükseldikçe İkarus’a bir şeyler olmaya başlar. Özgürlüğün, uçmanın ve kendi kanatlarıyla yükselmenin keyfini aldıkça, kendinden geçer İkarus. Babasının tüm söylediklerini unutup, gözünü güneşe diker. Ona dokunmak istercesine, tüm gücüyle güneşe doğru yükselmeye başlar. Tüm sınırları unutup yükseldikçe yükselir.

Güneşe yaklaştıkça, İkarus’un balmumundan yapılmış kanatları erimeye başlar. İkarus durmak bir yana daha da yükselir. Sonunda kanatları eriyip kopunca İkarus Ege Denizinde Sisam Adası yakınlarına  düşer, sularda kaybolur. Bu yüzden bu bölgeye İkaron Denizi de denir. Güneşe ulaşma tutkusu hayatına mal olmuştur. İkarus güneşe ulaşamamıştır ama sınırsızca yükselme tutkusuna sahip insanların ikonu olmuştur! 

Yorum: Ikarus’a verilen öğüt, günlük hayatımızda hemen hemen hepimize verilen: “ne çok yüksekten, ne çok alçaktan uçmamak” uçlarda olmamak, topluma ayak uydurmaktır.Ikarus olmak, özgür olmak ve ne olursa olsun hayallerinin peşinden gitmektir. Ama kontrolsüz öğrenme ve özgürlük tutkusu onun düşüşüne neden olur. Suyun içinde yavaş yavaş kaybolan kanatları bize, hiçbir şeyin tutsağı olmamayı hatırlatır. Özgürlüğün bile. Çünkü : “Işık uykulu gözlere yavaş yavaş verilir

Kaynak: https://www.tarihlisanat.com/ikarus-yunan-mitolojisi/

https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0karus%27un_D%C3%BC%C5%9F%C3%BC%C5%9F%C3%BC_S%C4%B1ras%C4%B1nda_Bir_Manzara

Bu yazıya tepkin ne oldu ?

like
3
dislike
0
love
3
funny
0
angry
0
sad
0
wow
2